3 Haziran Dünya Bisiklet Günü bu soruyu yeniden gündeme getiriyor. Araştırmalar, kadınların bisiklete erişimini güvenlik kaygıları, bakım sorumlulukları ve yetersiz altyapının etkilediğini gösteriyor.
Kadınlar birçok ülkede erkeklerden daha az bisiklet kullanıyor. Ancak araştırmalar bu farkı ilgi eksikliğiyle açıklamıyor. Çünkü güvenlik kaygıları, bakım sorumlulukları ve kadınların ihtiyaçlarını yeterince dikkate almayan ulaşım politikaları kadınların bisiklete erişimini sınırlandırıyor.
Bu nedenle bisikletteki cinsiyet farkı yalnızca bir ulaşım meselesi değil. Aynı zamanda şehirlerin hareket özgürlüğünü kimler için kolaylaştırdığına da işaret ediyor.
Rakamlar ne söylüyor?
Dünya genelinde bisiklet kullananların 3 ila 4 katı erkek.
İngiltere’de son yedi yılda bisiklet kullanımının önündeki engeller erkekler için azalırken, kadınlar için birçok alanda artmaya devam etti.
Ancak tablo her yerde aynı değil.
Danimarka’da kadınlar bisiklet kullanıcılarının yüzde 53’ünü oluşturuyor. Benzer şekilde Almanya’da bisiklet yolculuklarının yüzde 49’unu kadınlar yapıyor. Hollanda’da ise bu oran yüzde 55’e ulaşıyor.
Dolayısıyla bu farkın nedeni kadınların bisiklete olan ilgisi değil. Asıl belirleyici unsur şehirlerin nasıl tasarlandığı.
Güvenlik neden en büyük engel?
Araştırmalar kadınların bisikletten uzak durmasının en önemli nedeninin güvenlik olduğunu gösteriyor.
Örneğin Minnesota Üniversitesi’nin araştırmasına göre kadın bisikletçiler, erkeklere kıyasla 3,8 kat daha fazla tehlikeli yakın geçişe maruz kalıyor.
Üstelik kadınlar yalnızca trafik risklerini değil, taciz ve rahatsız edilme ihtimalini de hesaba katıyor. Bu nedenle güzergâh seçiminden seyahat saatine kadar birçok karar güvenlik kaygısıyla şekilleniyor.
Başka bir ifadeyle mesele yalnızca bisiklete binmek değil. Aynı zamanda güvende hissedebilmek.
Görünmez yükler bisiklet kullanımını nasıl etkiliyor?
Kadınların günlük hareketliliği erkeklerden farklı ilerliyor. Araştırmalar kadınların daha fazla durak içeren yolculuklar yaptığını gösteriyor. İşe gitmek, çocuk bırakmak, alışveriş yapmak ve bakım sorumluluklarını yerine getirmek çoğu zaman aynı gün içinde gerçekleşiyor.
Buna karşın mevcut bisiklet altyapısı genellikle ev ve iş arasındaki doğrudan yolculukları merkeze alıyor.
Şehirler kimin için tasarlanıyor?
Şehir planlaması çoğu zaman tarafsız görünüyor. Ancak araştırmalar bisiklet yollarının güzergâhlarından aydınlatma düzeylerine kadar birçok kararın kadınların ihtiyaçlarını yeterince dikkate almadığını ortaya koyuyor.
Nitekim 42 şehri kapsayan bir araştırmada kadınların yüzde 82’si güvenlik veya taciz kaygısı nedeniyle seyahat planlarını değiştirdiğini belirtti.
Bu değişiklik bazen daha uzun bir rota seçmek anlamına geliyor. Bazen daha erken saatte yola çıkmak anlamına geliyor. Bazı durumlarda ise kadınlar hiç yola çıkmamayı tercih ediyor.
Dolayısıyla altyapı yalnızca hareketi kolaylaştırmıyor. Aynı zamanda kimin hareket edebileceğini de belirliyor.
Altyapı fark yaratıyor
İyi haber şu ki doğru yatırımlar sonuç veriyor. Örneğin Londra’da ayrı ve korumalı bisiklet yollarının yaygınlaşmasıyla birlikte kadınların bisiklet kullanımının önündeki önemli engellerden biri azaldı.
Benzer şekilde Danimarka ve Hollanda da farklı bir tablo sunuyor. Bu ülkelerde kadınların bisiklet kullanım oranlarının yüksek olmasının nedeni kültürel farklılıklar değil. Güvenli bisiklet yolları, düşük araç hızları, iyi aydınlatılmış güzergâhlar ve kapsayıcı ulaşım politikaları bu sonucu destekliyor.
Araştırmalar da aynı sonuca işaret ediyor: Güvenli altyapı arttıkça kadınların bisiklet kullanma oranı da artıyor.
Bisiklet erişimi bir eşitlik meselesi
Bisiklet kullanmak yalnızca bir ulaşım tercihi değil. Aynı zamanda eğitime erişim, işe ulaşım, ekonomik bağımsızlık ve kamusal alanda görünür olabilmekle doğrudan bağlantılı.
Ancak kadınlar daha fazla güvenlik riskiyle karşılaşıyor, daha fazla planlama yapmak zorunda kalıyor ve çoğu zaman kendileri düşünülmeden tasarlanmış sistemlerin içinde hareket etmeye çalışıyor.
Bu nedenle bisiklet kullanımındaki fark yalnızca bir ulaşım meselesi değil. Aynı zamanda kamusal alana erişim ve hareket özgürlüğü meselesi.
Sonuç olarak 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü bize yalnızca daha fazla bisiklet kullanımını değil, herkes için eşit hareket özgürlüğünü de hatırlatıyor.
Çünkü güvenli şehirler daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir şehirler anlamına geliyor.
Kaynaklar
University of Minnesota. Bicycles, Gender, and Risk: Driver Behaviors When Passing Cyclists
Cycling UK / YouGov. Seven Years of Cycling Progress Reduces Barriers for Men, But Not Women
Quartz. Women Love Bikes — So Why Don’t They Cycle to Work?
Nikolaeva, A. & Shakthi, S. (2025). Moving Towards Gender-Sensitive Urban Mobility Planning
Tandfonline. (2025). Women-Friendly Bike Infrastructures in Turin







