Japonya dünyanın en büyük ekonomilerinden biri.
Buna karşın toplumsal cinsiyet eşitliğinde aynı başarıyı gösteremiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre ülke, 148 ekonomi arasında 118. sırada yer alıyor. Siyasi güçlenme alanında ise 125. sıraya kadar geriliyor.
Tam da bu tablo içinde, 20 Temmuz 2026’da küçük bir kasabadan dikkat çekici bir haber geldi.
Protokol yazmak zorunda kalan belediye başkanı
Yawata, Japonya’nın batısında yaklaşık 69 bin nüfuslu bir kasaba. Belediye Başkanı Shoko Kawata doğum izni kullanmaya başladı. Bu haber ilk bakışta sıradan görünebilir. Oysa Japonya için tarihi bir gelişme anlamına geliyor.
Kawata, görevdeyken doğum iznine ayrılan ilk belediye başkanı oldu. Üstelik bu izni kullanabilmek için önce yeni bir protokol hazırladı. Çünkü belediye başkanlarını düzenleyen mevzuatta doğum iznine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmuyordu.
Kawata, 2023 yılında göreve geldiğinde Japonya’nın en genç kadın belediye başkanı olmuştu. O dönemde çocuk sahibi olmak istediğini kamuoyuyla paylaşmıştı. Kawata bebeğini eylül ayında kucağına almayı bekliyor.
Reuters’a konuşan Kawata, yaşadığı şaşkınlığı şu sözlerle anlattı: “Doğum iznine ayrılan ilk belediye başkanı olduğumu öğrendiğimde ben de şaşırdım. Bu durum bana şimdiye kadar ne kadar az kadının belediye başkanı olduğunu gösterdi.”
Geleneklere de meydan okudu
Kawata yalnızca yeni bir protokol hazırlamadı. Aynı zamanda yerleşik gelenekleri de sorguladı. Doğum iznine ayrılmadan önce katıldığı son resmi etkinliklerden biri Taiko Festivali oldu. Gelenek gereği belediye başkanının taşınabilir Şinto tapınağının üzerinde yer alması bekleniyordu. Kawata ise kortejin en önünde yer almak yerine tapınağın arkasından yürümeyi tercih etti. Bu küçük tercih, Japon siyasetinde kadınların görünürlüğü ve liderlik anlayışı üzerine yeni bir tartışma başlattı.
Japonya neden zorlanıyor?
Japonya uzun süredir düşük doğum oranları ve yaşlanan nüfus nedeniyle çözüm arıyor. Hükümet farklı teşvik programları uyguluyor. Buna karşın uzmanlar, kadınların kariyer ile annelik arasında seçim yapmak zorunda kaldığı bir sistemde yalnızca ekonomik teşviklerin yeterli olmayacağını vurguluyor.
Kawata da bu soruna dikkat çekiyor. “Her meslekten insanın çocuk sahibi olmaktan çekinmeyeceği bir toplum kurmamız gerekiyor. Aksi halde doğum oranları düşmeye ve nüfus azalmaya devam edecek.”
Japonya’da kamu çalışanları doğum izni hakkına sahip. Ne var ki belediye başkanları bu düzenlemenin dışında kalıyordu. Kawata’nın hazırladığı yeni protokol bu boşluğu doldurdu.
Topuklulardan bugüne
Japonya’da toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmaları yeni değil. 2019 yılında oyuncu ve aktivist Yumi Ishikawa, kadın çalışanlara yönelik topuklu ayakkabı zorunluluğuna karşı #KuToo hareketini başlattı. Kampanya kısa sürede 33 bin imzaya ulaştı.
Bazı şirketler uygulamalarını değiştirdi. Yine de hükümet yasal bir düzenleme yapmadı. Dönemin Sağlık Bakanı, topuklu ayakkabı kullanımını birçok meslek için “gerekli ve uygun” olarak değerlendirdi.
Bu örnek, Japonya’da sembolik değişimlerin her zaman yapısal dönüşüme dönüşmediğini gösteriyor.
Öte yandan geçtiğimiz sene Japonya ilk kadın başbakanını seçti. Ancak Sanae Takaichi, seçim kampanyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini öncelikli bir gündem haline getirmedi. Japon feminist yazar Chizuko Ueno bu gelişmeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Bu beni mutlu etmiyor.”
Bir bebek sistemi değiştirebilir mi?
Shoko Kawata’nın doğum iznine ayrılması önemli bir eşik oluşturuyor. Çünkü bu karar yalnızca bir izin sürecini değil, daha önce hiç fark edilmeyen idari bir boşluğu da görünür hale getirdi. Yine de tek bir örnek, yıllardır süren yapısal eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yetmiyor.
Bunlara ek olarak Japonya hâlâ Dünya Ekonomik Forumu’nun toplumsal cinsiyet eşitliği sıralamasında 118. sırada bulunuyor. Parlamentoda kadınların temsil oranı düşük kalmaya devam ediyor. Birçok kadın ise kariyer ile annelik arasında seçim yapmak zorunda hissediyor.
Kısaca bir bebek tek başına Japonya’yı değiştirmeyebilir. Yine de değişim bazen yazılmamış bir kuralın fark edilmesiyle başlar. Ardından yeni bir kural yazılır. Sonuç olarak gerçek dönüşüm, bu istisnaların zamanla sıradanlaşmasıyla mümkün olur.
Kaynaklar
World Economic Forum. Global Gender Gap Report 2025.
Reuters. Japan mayor takes first maternity leave while in office. Temmuz 2026.
East Asia Forum. No Feminist Fanfare for Japan’s First Female Prime







