Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) Antalya’da ev sahipliği yapacak. Zirve, dünya liderlerini, kamu kurumlarını, iş dünyasını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek.
İklim krizine karşı atılacak yeni adımlar taraflarca ele alınacak. Bununla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği de görüşmelerin temel başlıklarından biri olacak. Çünkü iklim krizi herkesi aynı şekilde etkilemiyor. Kadınlar ve kız çocukları, mevcut ekonomik ve toplumsal eşitsizlikler nedeniyle iklim kaynaklı risklerle daha sık karşılaşıyor.
Belém Cinsiyet Eylem Planı COP31’in gündemini şekillendirecek
Taraflar, COP30’da Brezilya’nın Belém kentinde Belém Cinsiyet Eylem Planı’nı kabul etti. Plan, 2026-2034 dönemini kapsıyor ve ülkelere adil geçiş politikaları, iklim değişikliğine uyum, emisyon azaltımı, kayıp ve zarar mekanizmaları, kadınların karar süreçlerine katılımı ve cinsiyete göre ayrıştırılmış veri sistemleri konularında yol haritası sunuyor.
COP31, planın ilk uygulama yılında düzenleniyor. Bu nedenle ülkeler, verdikleri taahhütleri hangi ölçüde hayata geçirdiklerini paylaşacak.
İklim krizinde eşit temsil neden önem taşıyor?
Kadınların iklim müzakerelerindeki temsili hâlâ sınırlı. Bununla birlikte bu durum yalnızca sayısal bir eşitsizlik yaratmıyor. Nitekim karar masasında kimlerin yer aldığı, iklim politikalarının önceliklerini de doğrudan belirliyor.
Araştırmalar, kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer aldığı ülkelerin daha güçlü iklim politikaları geliştirebildiğini gösteriyor. COP30’da heyet başkanlarının yalnızca yüzde 34’ünü kadınlar oluşturdu. Bu nedenle eşit temsil, daha kapsayıcı ve etkili kararların önünü açıyor.
İklim krizi kadınları neden daha fazla etkiliyor?
İklim krizi mevcut eşitsizlikleri derinleştiriyor. Kadınlar ve kız çocukları birçok bölgede daha yüksek risklerle karşılaşıyor.
UNFPA verilerine göre doğumdan önceki hafta hava sıcaklığının 1 derece artması, ölü doğum riskini yüzde 6 artırabiliyor. Öte yandan kuraklık, sel ve aşırı sıcaklık olayları temiz suya erişimi zorlaştırıyor. Uzun mesafeler yürümek zorunda kalan kadınlar ve kız çocukları güvenlik riskleriyle daha fazla karşılaşıyor.
Aşırı hava olaylarında kadınların yaşamını yitirme riski erkeklere göre 14 kat daha yüksek. Ayrıca iklim nedeniyle yerinden edilen kişilerin yaklaşık yüzde 80’ini kadınlar ve kız çocukları oluşturuyor.
Ancak bu tablo yalnızca biyolojik farklılıklardan kaynaklanmıyor. Gelir eşitsizliği, bakım sorumlulukları, mülkiyet haklarına erişim ve karar süreçlerinden dışlanma gibi yapısal sorunlar riskleri artırıyor.
COP31’de hangi kararlar öne çıkacak?
COP31 boyunca taraflar, Belém Cinsiyet Eylem Planı kapsamında attıkları ilk adımları değerlendirecek. Görüşmelerde iklim finansmanı, eşit temsil ve veri sistemleri öne çıkacak.
Zirvede kadınların liderlik ettiği iklim projelerine finansmanın artırılması, ulusal iklim planlarında cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerin güçlendirilmesi, müzakere heyetlerinde dengeli temsilin desteklenmesi ve yerli kadınların karar süreçlerine katılımının artırılması gibi başlıkların gündeme gelmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra ülkelerin uygulama takvimlerini açıklaması ve ilerlemelerini düzenli olarak raporlaması da beklentiler arasında yer alıyor.
Şirketler COP31 sürecine nasıl katkı sağlayabilir?
COP31 yalnızca hükümetleri ilgilendirmiyor. İş dünyası da iklim politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliğiyle birlikte ele alabilir.
Bu doğrultuda şirketler iklim ekiplerinde dengeli temsil sağlayabilir, kadın çalışanların yeşil becerilerini geliştirebilir, kadın girişimcileri tedarik zincirine daha fazla dahil edebilir ve sürdürülebilirlik raporlarında cinsiyete göre ayrıştırılmış verilere yer verebilir. Bakım sorumluluğu bulunan çalışanlara yönelik destek mekanizmaları da bu sürecin önemli bir parçası.
Bu adımlar, iklim hedefleri ile eşitlik politikalarının birlikte ilerlemesine katkı sağlayabilir.
COP31 neden yakından izleniyor?
COP31, yalnızca emisyon azaltımını ele alan bir zirve olmayacak. Taraflar aynı zamanda iklim politikalarının kadınlar, erkekler ve farklı toplumsal gruplar üzerindeki etkisini de değerlendirecek.
Bu nedenle Belém Cinsiyet Eylem Planı’nın ilk uygulama yılı olması, Antalya’daki görüşmeleri daha da önemli hâle getiriyor. Zirvede alınacak kararlar, ülkelerin eşitlik taahhütlerini uygulamaya ne ölçüde dönüştürdüğünü gösterecek.
COP31, iklim politikaları ile toplumsal cinsiyet eşitliğini birlikte ele alan en önemli uluslararası toplantılardan biri olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar:
UN Women. (2026). Gender-Responsive Climate and Environmental Action.
UNFCCC. (Kasım 2025). Belém Gender Action Plan 2026-2034.
Anadolu Ajansı. (25 Haziran 2026). UNFPA Calls for Gender Equality Issues to Be Addressed at COP31.
WaterAid Hollanda. (2026). COP31 in Antalya, Turkey: What Is It and What Will Happen?
ODI. (Nisan 2026). Gender Equality and the Climate Crisis: Champions and Backsliders.







