Avrupa’da sağlık ve bakım sektörünün büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. Ancak ücretler yükseldikçe kadınların payı azalıyor ve ücret farkı büyüyor.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi (DSÖ), yeni raporunu 18 Eylül 2026’da yayımladı. Rapor, 43 ülkedeki sağlık ve bakım çalışanlarını inceliyor. Sonuçlara göre kadınlar sektör çalışanlarının yaklaşık yüzde 77’sini oluşturuyor. Buna rağmen erkeklerden saat başına ortalama yüzde 19, aylık olarak ise yüzde 28 daha az kazanıyor. Raporun dikkat çekici bulgusu ise ücret farkının her gelir düzeyinde aynı olmaması.
Ücret farkı gelir arttıkça büyüyor
En düşük ücret grubunda kadınlar ile erkekler arasındaki saatlik ücret farkı yaklaşık yüzde 2. Ücret skalasının en üstünde ise fark yüzde 23’e yaklaşıyor. Aynı zamanda kadınların sektördeki ağırlığı da üst gelir grubunda azalıyor. Kadınlar sağlık ve bakım çalışanlarının yaklaşık yüzde 77’sini oluşturuyor. Buna karşın en yüksek kazanç grubundaki payları yüzde 55’e düşüyor.
Dolayısıyla sektörün kadın ağırlıklı olması, yüksek ücretli pozisyonlarda aynı temsil düzeyinin sürdüğü anlamına gelmiyor.
Ücret farkı ne kadar açıklanabiliyor?
DSÖ, ücret farkını daha ayrıntılı incelemek için birkaç faktörü hesaba katıyor: yaş, eğitim, çalışma süresi ve kamu ya da özel sektörde çalışma. DSÖ bu değişkenleri hesaba kattığında saatlik ücret farkı yüzde 19’dan yüzde 6’ya geriliyor. Aylık ücret farkı ise yüzde 28’den yüzde 10’a düşüyor.
Ancak bu, aynı işi yapan kadın ve erkek arasındaki farkın yüzde 6 olduğu anlamına gelmiyor. Analiz, belirli iş gücü özelliklerini istatistiksel olarak kontrol ediyor. Daha önemlisi, rapor geriye kalan farkı ölçtüğü değişkenlerle açıklayamıyor. DSÖ, açıklanamayan bölümün özellikle ücret skalasının üst seviyelerinde yoğunlaştığını belirtiyor.
Kadınların yoğun olduğu işler daha düşük ücret getiriyor
Rapor yalnızca kadın ve erkek çalışanların kazançlarını karşılaştırmıyor. Sağlık ve bakım emeğinin ekonomik karşılığını da inceliyor. DSÖ’ya göre bir meslekte kadın oranı yükseldikçe ücret düzeyi düşme eğilimi gösteriyor. Bu ilişki, beceri ve sorumluluk düzeyini hesaba kattığımızda da ortaya çıkıyor. Yönetici pozisyonları buna örnek oluşturuyor. Sağlık ve bakım sektöründeki yöneticiler saat başına ortalama 22 euro kazanıyor. Benzer yönetici rollerinde diğer sektörlerde ise ortalama ücret 24,70 euroya ulaşıyor. Bu nedenle DSÖ, ücret farkını yalnızca çalışma saatleri veya eğitim farklılıklarıyla açıklamıyor. Kurum, toplumun kadınların yoğunlaştığı bakım emeğine ekonomik olarak ne kadar değer verdiğine de dikkat çekiyor.
Sağlık sektörü kadınların istihdamında önemli bir yere sahip
Sağlık ve bakım, DSÖ Avrupa Bölgesi’ndeki toplam istihdamın yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Böylece bölgenin dördüncü büyük istihdam alanı oluyor. Ancak sektör kadınlar için çok daha büyük bir ağırlık taşıyor. Sağlık ve bakım, kadın istihdamının yaklaşık yüzde 17’sini oluşturuyor. Aynı sektör erkek istihdamının ise sadece yüzde 5’ini kapsıyor. Bu nedenle sektördeki ücret eşitsizliği yalnızca mevcut maaşları etkilemiyor. Yaşam boyu kazanç, emeklilik geliri ve ekonomik güvence üzerinde de uzun vadeli sonuçlar yaratabiliyor.
DSÖ hangi adımları öneriyor?
DSÖ, ücret farkını azaltmak için beş alana dikkat çekiyor. Kurum öncelikle şirketlerin toplumsal cinsiyete göre ücret farkını raporlamasını zorunlu kılmayı öneriyor. Ayrıca hükümetlerin meslek ve demografik özelliklere göre ayrıntılı ücret verisi yayımlamasını istiyor. Bunun yanında hükümetlerin eşit ücret mevzuatını daha güçlü uygulaması gerekiyor. DSÖ, kadınların üst düzey ve daha yüksek ücretli rollere ilerlemesini sınırlayan yapısal engelleri kaldırmayı öneriyor. Son olarak rapor, sağlık ve bakım emeğinin değerini yeniden ele almamız gerektiğine dikkat çekiyor. Kurumların ücretleri, işi tarihsel olarak kimin yaptığına göre değil, gereken beceri ve sorumluluğa göre belirlemesi gerektiğini vurguluyor.
Kadın çoğunluk, ücret farkını kapatmıyor
DSÖ’nün yeni verileri sağlık sektöründeki önemli bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Kadınlar sektörün yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor. Buna rağmen en yüksek kazanç grubundaki payları yüzde 55’e düşüyor. Üstelik ücret farkı da gelir seviyesi yükseldikçe büyüyor.
Bu tablo, çalışan sayısındaki temsil ile ekonomik güç arasındaki farkı gösteriyor. Kadınların bir sektörde çoğunlukta olması, ücretlerde ve kariyer basamaklarında eşitliğin kendiliğinden oluşmasını sağlamıyor.







