ABD’de yapılan bir araştırma, kadınların yapay zekâya yönelik tutumlarının erkeklere kıyasla daha temkinli olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre bu farkın temelinde, risk algısı ve yapay zekânın iş yaşamındaki etkilerine dair belirsizlik yer alıyor.
Araştırmanın bulguları ne söylüyor?
Boston’daki Northeastern University tarafından yürütülen ve yaklaşık 3 bin ABD’li ve Kanadalı katılımcının yer aldığı çalışmada, kadınların yapay zekânın risklerinin, faydalarından ağır bastığını düşünme olasılığının erkeklere göre yüzde 11 daha yüksek olduğu görülüyor. Kadınlar ayrıca yapay zekâ araçlarını erkeklere kıyasla yüzde 25 daha düşük oranda benimsiyor. Ve küresel ölçekte yapay zekâ alanında çalışanların dörtte birinden daha azını oluşturuyor.
Risk ve belirsizlik vurgusu
Araştırmacılar, kadınların genel olarak daha riskten kaçınan tercihler yaptığını ve bu yaklaşımın yapay zekâya bakışlarına da yansıdığını belirtiyor. Katılımcılara yöneltilen sorularda kadınların, belirsizlik içeren senaryolarda daha temkinli yanıtlar verdiği ve yapay zekânın olası zararları konusunda daha fazla kuşku dile getirdiği kaydediliyor.
Güvence olduğunda fark kapanıyor
Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri ise, yapay zekânın istihdama etkilerinin net ve güvence altına alınmış şekilde sunulduğu durumlarda, kadınlar ve erkekler arasındaki tutum farkının ortadan kalkması. Araştırmacılara göre bu durum, temkinli yaklaşımın, teknolojinin kendisinden çok belirsizlikten kaynaklandığını gösteriyor.
Eşitlik sorunları çözer
Araştırmayı yürüten ekip, kadınların yapay zekânın ekonomik ve istihdama yönelik risklerine daha fazla maruz kalabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle politika yapıcıların, yapay zekâ düzenlemelerinde iş güvencesini güçlendiren önlemleri, olası iş kayıplarına karşı koruyucu mekanizmaları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini azaltacak uygulamaları göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanıyor.
Kaynak:
Euronews, Women are more sceptical of AI than men. New research suggests why that may be, 2 Şubat 2026.
Northeastern University tarafından yürütülen araştırma, yayımlandığı dergi: PNAS Nexus, 2026.







