Kamerun’da kadınlar ağaç dikerek yalnızca toprağı iyileştirmiyor. Aynı zamanda arazi hakkı kazanıyor.
Toprağı işliyorlar. Ürün yetiştiriyorlar. Ailelerinin geçimine katkı sağlıyorlar. Ama çoğu zaman üzerinde çalıştıkları toprağa sahip olamıyorlar.
Bu durum, Kamerun’da milyonlarca kırsal kadının ortak gerçeği. Kadınlar tarım iş gücünün yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmasına rağmen, ülkedeki tarım arazilerinin yüzde 1’inden daha azına sahip.
Çevre aktivisti ve sosyal ormancılık uzmanı Cécile Bibiane Ndjebet bu tabloyu değiştirmek için alışılmışın dışında bir yol seçti. Kadınların toprağa erişimini yalnızca hukuki reformlarla değil, ağaç dikerek de güçlendirebileceklerini gösterdi.
Bir ağaç nasıl mülkiyet hakkına dönüşüyor?
Kamerun’un birçok kırsal bölgesinde ağaç dikmek yalnızca tarımsal bir faaliyet değil. Aynı zamanda araziyle uzun vadeli bir bağ kurmanın da göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ndjebet’in kurduğu Cameroon Ecology, bu yerel uygulamadan hareketle Lilagle adını verdiği bir yaklaşım geliştirdi. Program kapsamında babalar ve eşler, topluluk önünde düzenlenen törenlerle kadınlara arazi kullanım hakkını resmîleştiriyor. Böylece kadınlar hem meyve ağaçları yetiştiriyor hem de üzerinde emek verdikleri toprak üzerinde daha güçlü haklar elde ediyor.
Bugüne kadar bu yaklaşımla 35 kadın ve kız çocuğu için 100 hektar arazi güvence altına alındı. Program ayrıca 18 köyde 256 kadının 60 binden fazla meyve ağacı dikmesini sağladı.
Toprak değişince hayat da değişiyor
Ağaçlar yalnızca toprağı iyileştirmiyor. Meyve üretimi ailelerin gelirini çeşitlendiriyor. Ağaç kökleri toprağın su tutma kapasitesini artırıyor. Agroormancılık uygulamaları biyolojik çeşitliliği destekliyor ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli üretim sistemleri oluşturuyor. Araştırmalar, bu yöntemin hektar başına önemli miktarda karbon depolayabildiğini de gösteriyor.
Kadınlar için ise en büyük değişim ekonomik kazancın ötesinde.
Toprağa erişim; üretim kararlarına katılmayı, gelir üzerinde daha fazla söz sahibi olmayı ve topluluk içinde daha güçlü bir konum elde etmeyi de beraberinde getiriyor.
İklim çözümleri toplumsal eşitliği de güçlendirebilir
İklim krizi ve toplumsal cinsiyet eşitliği çoğu zaman ayrı başlıklar gibi ele alınıyor. Oysa Kamerun’daki bu örnek, doğru tasarlanan çözümlerin her iki alanda da aynı anda etki yaratabileceğini gösteriyor.
Bir meyve ağacı yalnızca karbon depolamıyor. Aynı zamanda bir kadının üretime, gelire ve toprağa erişimini de güçlendirebiliyor.
Bir ağaçtan daha fazlası
Kamerun’daki kadınların hikâyesi, kalkınmanın yalnızca büyük yatırımlarla gerçekleşmediğini hatırlatıyor.
Bazen bir ağacın gölgesinde büyüyen şey yalnızca meyveler olmuyor.
Kadınların hakları, ekonomik bağımsızlığı ve karar alma gücü de aynı köklerden filizlenebiliyor.
Kaynaklar:
UNEP, Laureate pushes women’s rights and a greener future
Reuters, How women-led agroforestry has planted seeds of climate resilience in Cameroon







