Yanındayız Derneği tarafından ekonomik ve sosyal yaşamda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla 2019 yılından bu yana düzenlenen #kadınerkekeşittirnokta Konferansı, bu yıl altıncı kez İş Kuleleri’nde gerçekleştirildi. Dünyada ve Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin nasıl uygulanabildiğine dair örneklerin sunulduğu konferansın gönüllü sunuculuğunu oyuncular Didem Balçın ve Yiğit Özşener üstlendi. Gün boyu süren oturumlarda, eşitlik politikalarından erkeklik dönüşümüne, iş dünyasında fırsat eşitliğinden medya ve sanatın toplumsal cinsiyet algısındaki etkilerine kadar pek çok başlık ele alındı.

‘Erkekleri bu sürece dahil etmek amacıyla yola çıktık’

Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selen Okay Akçalı, “Toplumsal cinsiyet eşitliğini gün boyunca konuşuyoruz. Aslında bu konferansın çıkış noktası tamamen erkekleri de sürece dahil etmek. Çünkü biliyorsunuz, kadın-erkek eşitliği konuşulurken çoğu zaman sadece kadınlar bir araya geliyoruz, birbirimizle dertleşiyoruz, birbirimizle seviniyoruz ama erkekleri göremiyoruz. Bu konferansın amacı tam da bu yüzden, adımızdaki o ‘erkekleri’ de buraya davet etmek” dedi. Bu yılki konferansta erkek katılımının yüzde 35–40 seviyesinde olduğunu belirten Akçalı, “Aramızda çok sayıda genç de var. Farklı disiplinlerden, farklı kitlelerden insanlar bizimle. Aslında bugün ortaklaşa bir aradayız. Belki farklı görüşlerden, farklı disiplinlerden, farklı hayatlardan geliyoruz ama toplumsal cinsiyet eşitliği için pozitif bir hikâye bir çıkış yolu, yeni bir söylem yaratabilir miyiz, bunun derdindeyiz. Bu nedenle bu konferansı altı yıldır düzenliyoruz. Kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı 5 Aralık 1934’ün üzerinden 91 yıl geçmiş olmasına rağmen, bugün hâlâ en temel haklarımızı savunmak zorunda kalıyoruz. 1934’te atılan o cesur adımın mirası geriye giderken, bu gerilemeyi durdurmak hepimizin sorumluluğu” diye konuştu.

Kadın hakları acilen çözülmesi gereken bir konu

Selen Okay Akçalı, “Türkiye’de özel sektör, akademi ve sivil toplumun bir araya geldiği platformlar yaratmak kolay olmuyor. Belki dünyada da böyle ama özellikle Türkiye’de sivil toplum ciddi kaynak sorunları yaşıyor. Pek çok hak savunuculuğu derneği kendine bu tür platformlar bulamıyor. Biz istiyoruz ki burada bütün sivil toplum kuruluşları, özel sektör, yerel yönetimler, akademik dünya, liseler ve üniversiteler aynı çatı altında toplansın. Birlikte, bazen çatışsak da bazen birbirimize karşı ön yargılarımız olsa da bir çıkış yolu bulalım. Çünkü buna gerçekten çok ihtiyacımız var ve bu ihtiyaç her geçen gün artıyor. Kadınlar toplumun ve nüfusun yarısını oluşturuyor. Kadın hakları sadece kadınların meselesi değil ekonomik, politik bir mesele ve acilen çözülmesi gereken bir konu. Dünyanın pek çok yerinde yaşanan gerilimler, savaşlar, krizler, ekonomik çıkmazlar, pandemiler ne yazık ki en önce kadınların haklarını geriye itiyor. Dolayısıyla buna ‘dur’ demenin bir yolunu tüm toplum olarak birlikte geliştirmeliyiz. Erkeklerin buradaki rolü de kadınların rolüyle aynı” diye konuştu.

‘Kadın erkek eşittir nokta’ bir slogandan çok daha fazlası’

Konferansa adını veren sloganın önemine değinen Selen Okay Akçalı şöyle devam etti: “Kadın erkek eşittir nokta’ sloganı ise konferansımızın ortaya çıktığı ilk günden bu yana bize yön veren bir ifade. Kurucu başkanımız tarafından geliştirilen bu slogan, konferansın da adını taşıyor. Biz ‘eşittir’ derken aslında eşit hakları, fırsat eşitliğini, adalet gibi pek çok değeri aynı anda kastediyoruz. Bütün bu anlamı sloganlaştırmak için kısa ve net bir ifadeye dönüştürdük” dedi.

‘Eşitsizliğin temeli erkeklikten kaynaklanıyor’

Yanındayız Derneği Başkan Yardımcısı Umut Aydın ise şunları söyledi: “Toplumsal cinsiyet eşitliği aslında bir erkek olarak baktığımızda bu işin çok dışında durulabilecek bir konu değil. Çünkü bugün toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en büyük sorununun temelinde erkekler ve erkeklik yatıyor. Bunu dışarıdan ‘naifçe destekliyorum’ diyen biri olarak değil de, içinde bizzat bu eşitliğin sağlanması için mücadele eden biri olarak yer alıyorum aslında. Yanındayız Derneği’nin hikâyesi de zaten çoğunlukla buradan doğuyor. Ben bundan ne fayda sağlıyorum? Eğer toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir senaryoda bir fayda gören taraf çoğunlukla erkeklerse, bence sorulması gereken ve önlem alınması gereken ilk soru bu. Bunun değişmesi için neler yapılabilir? Buradan yola çıkarak hareket edilmesi gerekiyor zaten.”

Güzel bir içerikle topluma katkı sunmaya çalışıyoruz

Umut Aydın, Yanındayız Derneği’nin erkeklik ve erkeklerin zihinsel dönüşümü üzerinden eşitliği sağlamaya çalışan bir yapı olduğunu belirterek, “Altıncı etkinliğimiz aslında Kadın Erkek Eşittir Nokta Konferansı. Her sene hem içerik olarak hem konuklarımız açısından çok özenerek gerçekleştirdiğimiz, üzerinde titizlikle durduğumuz bir konferans. Yine toplumsal cinsiyet eşitliğinin, kadın erkek eşitliğinin iş dünyasından sosyal hayata, sanata kadar uzanan farklı açılardan nasıl bir dengeye oturtulabileceğini, nasıl fayda sağlanabileceğini konuşuyor, bununla ilgili güzel bir içerikle topluma katkı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bireysel katkı çok kıymetli

Konferansın sunucularından oyuncu Didem Balçın, derneğe gönüllü olarak destek verdiğini belirterek şöyle devam etti: “Bence çok söyleyecek bir şey yok çünkü kadın erkek eşittir nokta. Gerçekten öyle. Bunun için de herkesin bireysel olarak kendi imkanları dahilinde ne yapabilirse yapması gerektiğini düşünüyorum. İlle büyük kalabalıkların birleşerek bir şeyler yapmasından ziyade, bireysel olarak kendimiz de çok farkında olunmasa da başkaları tarafından küçük küçük; evde çocuğumuza, mahallemizdeki komşumuza, okuldaki arkadaşımıza bu doğru fikirleri aşılayarak bir şeyleri planlayarak güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum.”

“Seyircinin hayatını etkiliyoruz, sorumluluğumuz büyük”

Oyuncu Yiğit Özşener ise, “Dizilerimizin seyirci üzerindeki etkisinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Hayatlarını, ilişkilerini, yaptıkları seçimleri olağanüstü etkiliyor. Biz, evlere davetsiz giren misafirleriz. Artık dizilere ya da oynadığım yapımlara sadece bir eğlence aracı olarak bakamıyorum. Bütün dizileri ve toplumsal sorunları yan yana koyduğumuzda ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Bu yüzden özellikle son 5 yıldır sözleşmelerime, içerisinde kadına yönelik psikolojik veya fiziksel şiddet içeren sahnelerin olduğu dizilerde oynamayacağıma dair maddeler koyuyorum. ‘Dünyada gördüğümüz her şey aslında kadının eseridir’ diyerek kadının toplumdaki ve medeniyet içindeki yerini çok güzel tespit eden, bunu takdir eden ve 100 yıl önce kadın-erkek eşitliği için gerekli adımları atıp kanunları çıkaran bir liderin kurduğu bir ülkede yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA