Türkiye’de finansal sisteme erişim hâlâ cinsiyet temelli bir eşitsizlik alanı olarak ön plana çıkıyor. Kadınlar, banka hesabı sahipliğinden kredi kullanımına uzanan pek çok göstergede erkeklerin gerisinde kalıyor. Bu fark, bireysel tercihlerden çok; finansal ürünlere dair bilgi eksikliği, dijital kanallara erişimin kısıtlı olması, kullanım becerilerindeki farklılıklar ve ekonomik güvensizlik gibi çok yapısal engellerle ilgili. Bu nedenle finansal kapsayıcılığın, bankacılık hizmeti sunmanın ötesinde ekonomik sisteme kimin dahil edilebildiğiyle ilgili bir mesele olduğu söylenebilir.
“Ekonomide Aktif Kadınlar” programı, bu eşitsizliğe mikrokredi ve kapasite geliştirme eğitimleri ile bütüncül bir yaklaşımla karşılık veriyor. Kısa vadeli bir destekten çok kadınların ekonomik sisteme kalıcı katılımını esas alan proje; bankacılık sistemi dışında kalmış kadınların finansal profile sahip olabilmesi, kredi skoru oluşturabilmesi ve sürdürülebilir gelir üretme kapasitesini güçlendirmesini amaçlıyor. Bu sayede finansal araçlara erişim arttıkça, kadınların ekonomik kararlarını bağımsız şekilde alabilmelerinin de yolu açılıyor.
“Ekonomide Aktif Kadınlar” hangi toplumsal ihtiyaçtan doğdu? Kadınların ekonomiye katılımı açısından programın Aktif Bank’ın sürdürülebilirlik vizyonundaki yerini açıklar mısınız?
Cinsiyet eşitsizliği hala küresel bir sorun; ekonomik katılım, ücret eşitliği ve finansal sisteme erişim gibi kritik başlıklarda haksızlıklar devam ediyor. Bu durum bireysel hak ve özgürlüklerin yanı sıra ekonomik büyümeyi, yoksullukla mücadeleyi ve toplumsal refahı doğrudan etkiliyor.
“Global Findex 2021: Women’s World Banking Response” raporuna göre, gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 250 milyon kadın finansal erişime sahip olsa da sistemin dışında kalan kadın sayısı bu rakamın üç katı. Bu, banka kullanmayan yaklaşık 750 milyon kadın demek. Bu sayının çarpıcılığını şöyle düşünelim; eğer 750 milyonluk bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük üçüncü ülkesi olurdu… Aynı zamanda grubun; yoksul, kırsal kesimde yaşayan, daha az eğitimli, internet bağlantısına ve cep telefonuna sınırlı erişime sahip kadınlar olduklarını da görüyoruz.
2022’de Merkez Bankası tarafından yapılan bir analize göre, Türkiye’deki banka hesabı sahiplerinin cinsiyete göre dağılımında üzücü bir farklılık söz konusu. Diğer ülkelerde bu oranlar birbirine daha yakınken, Türkiye’de erkeklerin banka hesabı sahiplik oranı yüzde 83, kadınlarda ise bu oran yüzde 54. Ülkemizdeki farkın, gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının yaklaşık üç katı kadar olduğunu görüyoruz. Türkiye’de hesap sahipliğindeki gelir farkı ise, yaklaşık 21 puan ile küresel ortalamanın çok üzerinde.
Aktif Bank olarak kurum içinde ve dışında finansal kapsayıcılığı artırmayı, sürdürülebilir kalkınmaya ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı bir görev olarak görüyoruz. Bankamızda üst yönetim dahil cinsiyet dağılımı eşit seviyede seyrediyor. Kurum kültürümüzde, uzmanlığa ve liderlik becerilerine dayalı adil bir anlayış benimsiyoruz. Dezavantajlı ve daha önce hiçbir finansal ürün/hizmet kullanmamış kadınları, ihtiyaçlarına yanıt vererek sisteme dahil edebilmek önemli. Ek olarak bu desteği, mentorluk ve danışmanlık hizmetleri gibi araçlarla eğitim ve bilinçlendirme boyutunda da genişletmek gerekiyor.
Biz de 2022 yılında bu hedefle yola çıktık, kadınların kredi skorlarını ve finansal profillerini oluşturarak, gelecekte daha kapsamlı finansal enstrümanlara ulaşmasını kolaylaştırdık ve kolaylaştırmaya devam ediyoruz. Ayrıca verdiğimiz eğitimlerle sürdürülebilir gelir getirici faaliyetlerde bulunmalarını teşvik ediyor, girişimcilik serüvenlerinde yanlarında olmayı sürdürüyoruz.
Finansal okuryazarlık ve dijital girişimcilik alanlarının seçilmesinde rol oynayan etkenleri tanımlar mısınız? Kadınların iş kurma ve gelir üretme yolculuğunda aşmayı hedeflediğiniz temel engelleri bizimle paylaşır mısınız?
Finansal okuryazarlık ve dijital girişimcilik, kadınların gelirlerini sürdürülebilir kılmak ve işletmelerini büyütmek için kritik iki kaldıraç. En sık karşılaşılan engeller ise; finansal bilgi eksikliği, kayıtlı ekonomiye geçişte tereddüt, dijital kanallara erişim ve kullanım becerilerindeki farklılıklar, pazara ulaşım kısıtları, zaman ve bakım yükü nedeniyle eğitimlere devamlılıkta zorlanma ve rol model/mentorluk ihtiyacı.
Eğitim içerikleri; kadınların finansal becerilerini güçlendirmek, dijital platformlarda faaliyet gösterebilmek ve girişimcilik yolculuğunu sürdürebilmek için nasıl kurgulandı? Bu tasarımın arkasındaki yaklaşımı anlatabilir misiniz? Eğitim sonrası uygulama süreçlerinde (mentorluk, iş geliştirme desteği, ağ kurma fırsatları vb.) kadınların ekonomik üretkenliğe geçişini en çok destekleyen unsurlar neler oldu?
Bu projede kâr amacı gütmeyen Türkiye Grameen Mikrofinans Programı (TGMP) sayesinde dar gelirli mikro girişimci kadınlara erişim sağlıyoruz. Ayrıca global bilgi hizmetleri şirketi Experian aracılığıyla ise verdiğimiz mikrokredi desteğinin yanı sıra, “Finansal Geleceğini Yönet” isimli eğitim programını da sunuyoruz. Dileyen mikro girişimci kadınlar, Experian danışmanlarıyla iletişim halinde kalarak ilerleyen süreçlerde de kendilerinden mentorluk alma imkânı buluyor.
Projenin iletişim dili kadınlarda “ben de yapabilirim” duygusunu nasıl aktardı? Kampanya dili ve hikâye anlatımının güçlenme motivasyonuna katkısına dair gözlemlerinizi paylaşır mısınız?
İletişim dilimizi, kadınların mevcut emeğini görünür kılan ve girişimcilik yolculuklarına somut destek sunan bir çerçevede kurguluyoruz. Sağladığımız küçük tutarlı ama etkisi yüksek mikrokredilerle ‘başlayabilme’ eşiğini düşürmeyi amaçlıyoruz. “Yapabilirsin” söyleminden öte, “yanındayız, birlikte ilerliyoruz” diyoruz. Sahadan alınan geri bildirimler; güven odaklı, sade ve gerçek hikâyelerle desteklenen iletişimin başvuru isteğini ve kadınların sürece devamlılığını artırdığını gösteriyor.
Katılımcıların başarı hikâyeleri proje etrafında bir topluluk etkisi yarattı mı? Bu görünürlüğün yeni kadın girişimciler üzerinde nasıl bir cesaret ve ilham etkisi oluşturduğunu paylaşır mısınız?
Proje kapsamında oluşan başarı hikâyeleri, yeni katılımcılara ilham veriyor ve dayanışmayı güçlendiriyor. Benzer sosyoekonomik zorluklardan gelen kadınların iş hayatına devam etmesi, stok/ham madde alımı yapabilmesi veya düzenli gelir elde etmesi, “ben de yapabilirim” duygusunu güçlendiriyor. Sahadan topladığımız en güçlü dönüt, bu duygunun bizim iletişimimizden değil, kadınların birbirlerinin hikâyelerinde kendilerini görmesinden doğduğu yönünde. Kadınlar, bu ilhamı birbirlerine aktarıyor.
Dijital platformlar üzerinden yürütülen iletişim, geleneksel yöntemlere kıyasla hangi erişim ve katılım avantajlarını sundu?
Dijital kanallar, mesajları daha geniş bir kitleye hızlı biçimde taşıyarak erişimi artırıyor ve teması sürdürülebilir kılıyor. İçeriklerin tekrar erişilebilir olması, kısa ve anlaşılır formatlarla farkındalık yaratılması, başvuru yönlendirmelerinin ölçülebilir şekilde yönetilebilmesi ve geri bildirimlerin hızla toplanabilmesi sayesinde süreçler daha verimli yürütülüyor.
Programın kadınların gelir düzeyi, girişimcilik motivasyonu ve ekonomik bağımsızlık algısı üzerindeki dönüştürücü etkisinden bahsedebilir misiniz?
Desteklediğimiz mikro girişimci kadınların hikâyelerine baktığımızda, zorluklarla verilen mücadelenin belirleyici olduğunu görüyoruz. Örneğin, henüz 5 yaşındayken annesini kaybeden ve küçük yaşlarda çalışmaya başlayan bir girişimcimiz, iki çocuk annesi olduktan sonra ilk çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle beş yıl boyunca neredeyse hiç evden çıkamadan yaşamış. Bu süreçte kendine bir çıkış yolu ararken örgü yapmaya başlamış. İlk zamanlarda ürünlerini pazarcı bir arkadaşı aracılığıyla satan girişimcimiz, çocuğunun iyileşmesiyle birlikte ördüğü çantaları kermeslerde satarak yeniden hayata tutunmuş ve ev ekonomisine katkı sağlamaya başlamış. Sermayeye ihtiyaç duyduğu sıralarda çevresinden mikrokrediyi öğrenen girişimcimiz, üç günlük bir eğitimin ardından ilk kredisini almaya hak kazanıyor ve bu fırsatı sermaye desteği olarak kullanarak çanta tasarımında kendisini geliştiriyor.
Etki ölçümünde hangi nicel (gelir artışı, iş kurma, dijital satış vb.) ve nitel (özgüven, karar alma, iş sürekliliği) göstergeleri takip ediyorsunuz? Bu göstergelerin şimdiye kadarki sonuçlarına dair değerlendirmenizi paylaşır mısınız?
Nicel tarafta; projeye dahil olan kadınların, işlerini büyütme veya yeni bir iş kurma oranları, kredilerin düzenli geri ödeme performansı, finansal ürün ve hizmetleri kullanma sıklıkları ile dijital kanallara adaptasyon düzeyleri takip ediliyor. Nitel göstergeler kapsamında ise finansal okuryazarlıktaki gelişim, karar almada özgüven artışı, işleri planlama ve sürdürülebilir şekilde büyütme becerileri ile sosyal ve ekonomik hayata ilişkin algıları, düzenli geri bildirimler ve saha görüşmeleri yoluyla değerlendiriliyor. Bugüne kadar elde edilen sonuçlar, projenin kadınların finansal sisteme entegrasyonunu güçlendirdiğini, gelir yaratma kapasitelerini artırdığını ve uzun vadede ekonomik dayanıklılıklarını desteklediğini ortaya koyuyor.
Ekonomide Aktif Kadınlar’ın farklı şehirlerde, sektörlerde veya özel hedef gruplarında ölçeklenmesi için nasıl bir yol haritası öngörüyorsunuz?
Projemize dahil olan mikro girişimci kadınlar, Türkiye Grameen Mikrofinans Programı’nın (TGMP) 68 ildeki yerel şubeleri aracılığıyla saha çalışmalarıyla tespit ediliyor. TGMP, girişimci kadınları belirleyerek kredinin doğru amaçla kullanılacağını teyit ediyor. Biz de Aktif Bank olarak finansal sisteme girişlerini sağlıyor ve faizsiz kredilerle destek oluyoruz. Önümüzdeki dönemde de TGMP iş birliğiyle bu modeli sürdürmeyi hedefliyoruz.
2022 yılında Grameen Bank ve Experian iş birliğiyle başlattığımız “Ekonomide Aktif Kadınlar” ile bugüne kadar 5 bin kadına ulaştık. Amacımız, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini artırmak, girişimciliklerini desteklemek ve onları ekonomik hayata daha güçlü şekilde dahil etmek.
Proje kapsamında kadınlara mikro finansman çözümleri, finansal eğitimler ve sürdürülebilir iş modellerine dair destekler sunuyoruz. Böylece sadece bireysel fayda sağlamakla kalmıyor aynı zamanda kadınların kendi çevrelerinde de ekonomik etki yaratmalarını mümkün kılıyoruz. Önümüzdeki dönemde projemizi etki çemberini genişletecek biçimde sürdürmeyi hedefliyoruz”
Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan